Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. 1938'deki vefatına kadar geçen süreçte, yeni kurulan devletin siyasal, hukuksal, toplumsal ve ekonomik yapısını çağdaş esaslara göre yeniden şekillendirdi.
Cumhuriyet'in ilanından sonra öncelikli hedefi, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu laik ve ulus temelli bir devlet düzeni kurmaktı. 1924'te halifelik kaldırıldı ve aynı yıl kabul edilen anayasa ile devlet yapısı yeniden düzenlendi. Laiklik ilkesi 1937 yılında anayasaya resmen dâhil edildi. Bu dönemde kurucusu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi, ülkenin siyasal yapılanmasında belirleyici rol oynadı.
Hukuk alanında köklü değişiklikler gerçekleştirildi. 1926'da yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile aile ve miras hukuku laik esaslara bağlandı; çok eşlilik yasaklandı ve kadın-erkek eşitliği hukuken güvence altına alındı. Ceza ve ticaret hukuku da modern Avrupa hukuk sistemleri örnek alınarak yeniden düzenlendi. Böylece Osmanlı dönemindeki dinî temelli hukuk sistemi yerine seküler bir hukuk düzeni kuruldu.
Eğitim alanında Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğretim birleştirildi ve devlet denetimine alındı. 1928'de Latin harflerine dayalı yeni Türk alfabesi kabul edilerek kapsamlı bir okuma-yazma seferberliği başlatıldı. 1933 Üniversite Reformu ile yükseköğretim yeniden yapılandırıldı. Bu süreçte Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kurularak millî kültür ve tarih çalışmaları kurumsallaştırıldı.
Kadın hakları alanında yapılan düzenlemeler dönemin birçok ülkesine kıyasla ileri nitelikteydi. Kadınlara 1930 yılında belediye seçimlerinde, 1934 yılında ise milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı. Bu gelişme, Türkiye'de siyasal katılımın genişlemesi açısından önemli bir dönüm noktası oldu.
Ekonomik alanda devletçilik politikası benimsendi. 1933'te Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı yürürlüğe konuldu. Sanayileşmeyi desteklemek amacıyla Sümerbank ve Etibank gibi kurumlar kuruldu; demiryolları millîleştirildi ve üretim altyapısı güçlendirildi. Amaç, ekonomik bağımsızlığı sağlamış, üretim yapan bir ulus-devlet oluşturmaktı.
Dış politikada ise “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi benimsendi. Bölgesel iş birlikleri ve denge politikası yoluyla genç cumhuriyetin uluslararası konumu güçlendirildi.
Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Cumhuriyet'in ilanından sonraki on beş yıllık dönemde gerçekleştirdiği reformlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal ve toplumsal temelini oluşturmuş; modernleşme sürecinin yönünü belirlemiştir.