Nuri Killigil (Nuri Paşa), 1890 yılında İstanbul'da doğmuş, Osmanlı Ordusu komutanı ve Cumhuriyet döneminde sanayici ve yatırımcı olarak faaliyet göstermiştir. Enver Paşa'nın kardeşi olan Nuri Killigil, özellikle Bakü Muharebesi'ndeki rolü nedeniyle “Bakü Fatihi” olarak anılmaktadır.
I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Enver Paşa tarafından Trablusgarp'a gönderilmiş, burada yerli halkı örgütleyerek İtalyan ve İngiliz kuvvetlerine karşı mücadele etmiştir. Bölgedeki etkinliği nedeniyle kendisine fahri mirliva ve ardından fahri ferik rütbesi verilmiş, paşa unvanını almıştır.
Savaşın son döneminde, Azerbaycan'da Rus ve Ermeni birliklerinin gerçekleştirdiği ve “Mart Olayları” olarak anılan katliamlar üzerine, Osmanlı, Azeri ve Dağıstan askerlerinden oluşan Kafkas İslam Ordusu'nun komutasını üstlenmiştir. İngilizlerin Bakü'ye gönderdiği destek kuvvetlerine rağmen, Nuri Paşa komutasındaki ordu 15 Eylül 1918'de Bakü'yü ele geçirmiştir. Bu başarı sonrasında kısa süreliğine Dağıstan bölgesinde de Rus hâkimiyetine son verilmiştir.
Ancak Suriye Cephesi'nde Osmanlı ordusunun yenilgiye uğraması ve ardından Mondros Mütarekesi'nin imzalanması üzerine Kafkas İslam Ordusu dağıtılmıştır. Enver Paşa ülkeyi terk etmiş, Türkiye'nin Moskova Antlaşması ile Azerbaycan'ı Sovyetler Birliği'ne bırakması sonrasında bölgedeki Osmanlı varlığı tamamen sona ermiştir.
Savaştan sonra bir süre Ankara'da kalan Nuri Paşa, sağlık sorunları nedeniyle Berlin'e gitmiş, 1925 yılında özel izinle Türkiye'ye dönerek yarbay rütbesiyle emekliye ayrılmıştır. Doğu Cephesi'ndeki hizmetleri nedeniyle 29 Şubat 1929 tarihinde İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir.
1938 yılında Türkiye'ye dönen Nuri Killigil, İstanbul Zeytinburnu'nda bir işletme satın alarak burayı silah ve mühimmat üretimi yapan bir fabrikaya dönüştürmüştür. Fabrikada tabanca, mermi, gaz maskesi ve çeşitli askeri teçhizat üretimi gerçekleştirilmiştir. 1946 yılında üretim tesisini Sütlüce'ye taşımış, havan ve havan mermisi üretimine başlamıştır.
2 Mart 1949 tarihinde Sütlüce'deki fabrikasında meydana gelen üç büyük patlama sonucu, aralarında Nuri Killigil'in de bulunduğu 27 kişi hayatını kaybetmiştir. Nuri Killigil'in naaşı bulunamamış, boş tabutla defnedilmiştir. Mezarı İstanbul Edirnekapı Şehitliği'ndedir.
Nuri Killigil tarafından sınırlı sayıda üretilen 9 mm çapında yarı otomatik “Killigil tabancası”, Türk savunma sanayii tarihinin erken dönem örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Tabancanın korunmuş bir örneği İstanbul Harbiye Askerî Müzesi'nde sergilenmektedir.